SEVDANIZ KADAR VARSINIZ…

Yıllar evvel soğuk kış şartlarına rağmen küçük bedenlerimiz ve çok büyük yüreklerimizle başladığımız ortaokul maceramızı anlatarak sizleri sıkmak değil aslında amacım. Amma velâkin anlatmadan paylaşmadan da ne kadar kahraman öğretmenlerin var olduklarını ve bizlere örnek teşkil edeceklerini nereden bileceğiz. Matematik soğuk ama karnede yüksek not almak, etrafa, konu komşuya ‘bak benim kızım ya da oğlum nasıl da zeki’ imajını vermek için bir fırsattı beklide küçük yaşlarda beynimize işlenen. Yapmalı ve başarmalıydık bu dersi ama ya sevmek. Orası pek de mühim değildi ebeveyninler, akrabalar, konu koşu ve sınıf arkadaşların için. Hele ki matematiği sevmeyen ve ayın 15’i gelse de diye takvimleri kovalayan bir zihniyetle bu çağın materyal hazırlayıp canla başla ders anlatan nesli kıyaslanamaz bile.

19 Ağustos depremi olmuş ve memleketim Bolu ve Düzce civarı korkunç manzaralarla dolmuştu. Küçücük yüreklerin kaldırması çok zor anılar ve yıkılan hayaller üzerine devam etmek zorunda olan eğitim hayatım. Düzce’de zarar gören ve beklide aylarca sürecek arkçı sarsıntıların korkusu çoktan yerleşmişti yüreklerimize ve veda etmek zorunda kaldığım Düzce Arsal Anadolu Lisem çok ama çook sevdiğim değerli öğretmenlerim ve göçük altında kalan sınıf arkadaşlarım. Hayat böyle bir şey aslında yaşam ve ölüm iki soğuk, katlanılması akışla gelişen bir olgu ve yola devam elbette. Yeni okulum yeni maceraların nereden bilebilirdim ki beni matematiğin o çok sevimli ve hayat dolu yüzünü keşfetmemi sağlayacağını. Bir öğretmen hayal edin temiz yüzlü,temiz jilet gibi çektiği lacivert takımlarının ve kare çerçeveli gözlüğünün altında sevgi dolu bakışını.Öyle bir öğretmen ki ağacı aşılar gibi hassas ve narince ürkütmeden matematiğin sevilebilir bir ders olduğunu bizlere öğretti. Bizle yaramazlık peşinde ergenliğin tozpembe hayallerinde gezinirken, O göçük altında eşini, evladını bırakıp ve bizlere hiçbir zaman bunu yansıtmadan derslerini coşkuyla anlatan bir öğretmen. Ne zaman tenefüste görsek çayını buz gibi içme, öğlenleri aç kalma pahasına biz evlatlarına vakit ayırması ,sorularımızı geri çevirmeden ,’bu da sorulur mu yahu’ demeden ,‘yeter artık’ diye hayıflanmadan,özel ders kapılarını aralamadan hep mi ?:evet hep bizlerle matematik dostluğu kurmuştu.Sene 2000 ve değerli matematik öğretmenim Veli GÜLTEKİN hocama ithafen yazmayı bir borç bildim bugün. Şuan o sıralarda başkaları oturuyor, elimde çayım soğuyor ve iyi ki sizin sevgi dolu yüreğiniz yüreklerimize değmiş diyorum değerli öğretmenim. Sevdanız kadar bizler de varız.

Elif (ÇAMURCUOĞLU) ÇELİK

KDZ. EREĞLİ ANADOLU LİSESİ – 2000