ÇOCUKLARIMIZA KİTAP OKUMAYI NASIL ALIŞKANLIK HALİNE GETİREBİLİRİZ?

Aslında bu sorunun çok basit bir çözümü var. Üstün Dökmen Hocamızın ” Çocuklarınızı terbiye etmeye çalışmayın. Zira zaten size benzeyeceklerdir. Kendinizi terbiye edin yeter.” sözü aslında her şeyi çözüyor. Eğer bizi kitap okurken görürlerse zaten kitap okurlar. O yüzden çocuklarımıza git kitap oku demek yerine kendimiz açıp kısa da olsa bir şeyler okursak onlar zaten kitap okuyacaktır.

Peki okumayı yeni öğrenen çocuğumuz varsa ? O zaman en kolayı çocuğumuzun bize kitap okumasını istemek ve onları hiç sıkılmadan dinlemek olacaktır. Unutmayın hayatta en önem verdiğimiz varlıklar olan evlatlarımızın böyle önemli bir alışkanlığı kazanması aslında tamamen bize bağlı. Bir kişinin kıskanmadan kendisinden daha iyi olmasını istediği tek kişi evladıdır. Çocuklarımız için onlarca fedakarlık yaparken onlar için paradan daha önemli mutluluğu onlara çok görmemek lazım. Onlar için en önemli olan şey bizlerle kaliteli vakit geçirmek. Kaliteden kastımız etkin vakit geçirmek. Bunun en kolayı da birbirlerimize kitap okumaktır. Eğer küçük yaşlardan itibaren onlara masal okuyarak uyutursak yada masal veya hikaye anlatarak uyutursak onların hayal dünyalarını geliştirir ve onları kitap okumaya en iyi teşviki vermiş oluruz.

Nasıl ki emir almaktan biz büyükler hoşlanmıyorsak onlarda hoşlanmıyor. Onlara yapacağımız en büyük iyilik onlara iyi bir örnek olmaktır.